...

Don Kişot

Bir Delinin Tek Kişilik Şirket Olma Yolunda Maceraları…

Bir yere kaybolmadım.

Bloguma ara verdiğimi falan zannetmeyin.

Telekom kaynaklı zorunlu nedenlerden dolayı bir süredir blog yazamıyorum (evime iki haftadan uzun bir süredir telefon hattı bağlanamadı).

Internet ve telefon bağlantısız ev günlerimi pazarlama, kişisel gelişim, kariyer, yazılım mimarisi, satranç… üzerine muhtelif kitaplar okuyarak değerlendiriyorum ;)

Internetim olmasa da akşamlarımın oldukça verimli olduğunu söyleyebilirim.

Hatta kalın, geleceğim :)

D.K.

“Bir yere kaybolmadım.”

Bu ileti kişisel etiket(ler)iyle etiketlendi.

Şu an bu iletiye 4 Yorum yapılmış. Sen de yorumlarını eklemek istemez misin?

Senin düşüncen de en az herkesinki kadar değerlidir. Onun için çekinme...
Düşüncelerini dünyanın geri kalanının duymasına izin ver!

star icon  bu yazıyı sevdin mi? hemen linkibol buttonuna ekle!

Zamansızlık Probleminizden Sonsuza Kadar Kurtulun

  • “yapacak o kadar çok işim var ki…”
  • “yapılacaklar listem doldu taştı”
  • “hayatın akışını takip edemez oldum”
  • “Bana 24 saat yetmiyor”

Bu sözler size yabancı gelmiyorsa eminim bu yazı işinize yarayacak :)

Bu aralar oldukça yoğun bir süreçte olduğumu bilen bilir. Bu süreçte yaptığım en verimli işlerden biri iş bitirme (GTD) sanatı üzerine David Allen’ın “Getting Things Done” adlı eseri bitirmek oldu.

Pek Nedir “İş Bitirmek”?

İş bitirmek (getting things done) yapmamız gereken işleri en az zihinsel çabayla, ve yapılması gereken en kısa zamanda, bitirmemizi sağlayan sistematik bir yöntemdir.

İş Bitirme Metodolojisi, aslında pek çoğumuzun bilinçsiz olarak yaptığı “doğal düzenleme süreci”nin belirli bir platforma oturtulması ve derlenmesinden ibaret.

Siz de bir “iş bitirici” olmak istiyorsanız;

  • 1. Zihninizden hiçbir şey tutmayın. Zihniniz su kadar durgun olsun.
  • 2. Şu an olması gereken durumda olmayan, olması gerektiğinden farklı olan her türlü düşünceyi ve kavramı “gelen kutu”nuzda biriktirin.
  • 3. Gelen kutunuzu düzenli olarak gözden geçirin.
  • 4. Derhal yapın, delege edin, referans olarak saklayın, ya da çöpe atın.
  • 5. Tüm sürecinizi düzenli olarak gözden geçirin.

Bu maddeleri uzun uzadıya tek bir blog iletisinde yazmam olanaksız. Aslında her ortamda %100 işe yarayacak tek bir “iş bitirme” çözümü sunmak da olanaksız. Herkes kendine en uygun yöntemi kendisi geliştirecektir. Ben de elimden geldiğince, kendi “iş bitirme” yaklaşımımı paylaşmaya çalışacağım.

Yukarıdaki maddeleri biraz açalım isterseniz:

Su Gibi Durgun Bir Zihin

[1] Henüz tamamlamadığınız ve yapmak zorunda olduğunuz bir iş sürekli zihninizi kurcalıyorsa, bu işe ya olması gerekenden daha az önem verirsiniz; ya da olması gerekenden çok daha fazla önem verirsiniz.

Ve her iki durumda da “işi bitirmek” adına pek bir mesafe katetmez, sade zihninizi yormakla yetinirsiniz.

Yapacağınız iş gözünüzde büyümeye devam eder. Çekinir, korkarsınız. Haliyle aklınızı kurcalayan başka bir işi yapmayı düşünürsünüz. Yapmak zorunda olduğunuz bu sıradaki iş sürekli zihninizi kurcalar… Ve [1]‘e geri dönersiniz :)

Böyle devam edince ne mi olur? Hiçbir şeyi yapmayıp, her şeyi zihninizde tartarak yapacak onca işiniz olduğunu fark eder, paniğe kapılır; nereden başlayacağınıza karar veremezsiniz. Bu durum, üzerinizde stres ve yorgunluk oluşturur.

En sonunda hiç bir iş yapmadığınız halde düşündüğünüz işlerin tümünü yapmış kadar yorulursunuz.

El fenerinizin yeni bir pile ihtiyacı olduğunu ancak elektrikler kesildiği an hatırlarsınız.

Zihin hatırlamak konusunda pek de yetenekli değildir. Akşam önemli bir toplantıda olmanız gerektiğini, toplantı başladığı zaman evde pijamalarınızla televizyonun karşısına kurulmuşken hatırlıyorsanız; arkadaşınıza vereceğiniz hediyeyi evde unuttuğunuzu yarı yolu katettiğinizde fark ediyorsanız insan zihninin “hatırlamak ve zamanında hatırlatmak” konusunda o kadar da iyi olmadığını kabul edersiniz.

Yanlış anlaşılmasın; zihin gerçekten büyülü bir mekanizma. Sadece biraz tımar edilmesi gerekli.
O nedenle zihninizde hiçbir şey tutmayın. aklınıza gelen her şeyi “gelen kutu”nuza ekleyin.

Aklıma gelenleri saklamak için kullandığım birkaç gelen kutusu var:

  • 1. Bildiğiniz kağıt kalem: Doğru kullanıldığında bu kadar sade bir aracın ne kadar etkili olduğunu hayret edeceksiniz.
  • 2. incollector: Rastgele bilgi derlemek için harika bir program. İşte ve evde iki ayrı versiyonunu kullanıyorum. Böylelikle iş ortamında yapacaklarım ile, ev ortamında yapacaklarım birbirine karışmıyor.
    • rememberthemilk, nozbe gibi pek çok web tabanlı yapılacaklar listesi uygulaması var. Bu uygulamaların hemen hemen hepsini denedim. Bununla birlikte internet bağlantısı gerektirmeyen bir aracın benim için daha verimli olduğunu düşünüyorum. Özellikle incollector’daki “arama klasörleri” (search folders) özelliği çok işime yarıyor.
  • 3. todoist.com (bilgisayar başındaysam, incollector’a erişimim yoksa ya da ev ve iş ortamlarını senkronize etmem gerekiyorsa todoist.com hesabımı kullanıyorum.
  • 4. Cep telefonu: Yolda giderken aklıma bir şey gelirse ve yanımda kağıt kalem yoksa, cep telefonumda (cep bilgisayarı desem daha doğru aslında) yeni bir belge oluşturup kaydediyorum.
  • 5. View Your Mind: linux ortamında “zihin haritası” yapabileceğiniz bir uygulama. windows için “freemind” benzer bir alternatif olabilir.

Gelen Kutusu’nu Gözden Geçirin

Eğer buraya kadar söylediklerimi uygular; ve evcil hayvanınıza yem almaktan, çiçekleri sulamaya, kitap okumaktan akvaryumunuzu temizlemeye, üzerinde çalıştığınız projeyi tamamlamaktan elektronik postalarınızı kontrol etmeye… “yapılmak üzere” aklınıza gelen her şeyi “gelen kutu”nuza kaydederseniz bir hafta içinde inanamayacağınız bir “işlenecekler liste”niz olur.

Bu listeyi kontrolden çıkmaması için düzenli olarak (örneğin haftada bir) gözden geçirmeniz gerekli.

Eğer listenizi uzun süre gözardı ederseniz, listeniz dahilinde varolan rastgele maddeler “acil durum”, “kriz” vb. olarak karşınıza çıkar ve bir liste tutmanızın hiçbir anlamı kalmaz.

Önemli olan, acil durum çanları çalmadan gerekli eylem kararını alabilmenizdir.

Yap, Delege Et, Sakla ya da Çöpe At

Gelen kutunuzdaki her madde için aşağıdaki kontrolleri yapın:

  • 1. “2 ile 10 dakika” arasında tamamlayabiliyorsanız o anda yapın.
  • 2. Eğer daha uzun sürecekse “Sonraki Eylemler” listenize kaydedin. Bu listedeki maddeleri ilk fırsat bulduğunuz anda yapacaksınız.
  • 3. Eğer söz konusu işi sizden daha iyi yapacak, ya da bu işe an itibariyle sizden daha uygun düşen biri varsa, işi ona delege edin.
  • 4. Eğer işi şu an ya da bulunduğunuz ortamda yapamayacak durumdaysanız ilerde yapılmak üzere takviminizde işaretleyin.

Peki ya ilgili madde herhangi bir “sonraki eylem”i gerektirmiyorsa. O zaman:

  • 5. Ya ileride yararlanmak üzere referans olarak saklayın,
  • 6. ya “gelecekte bir zaman yapılacak“lar listenize ekleyin ve şu an için bu maddeyi unutun,
  • 7. ya da bu maddeyi “çöpe atın” ve bir daha gözden geçirmeyin.

Zihnimizin “hatırlamak ve hatırlatmak” konusunda yeteneksizliğini gördük. O nedenle madde 4 için zihninizin dışında bir hatırlatma mekanizması gerekli. Gerektiği zaman size hatırlatması için bir hatırlatıcı kurun. Bu işlem için linux ortamında kalarm programını kullanıyorum. Windows’taki MS Outlook’un hatırlatmaları ile benzer işlevi var.

Hangi hatırlatma yöntemini kullanacağınız size kalmış: Evolution ya da thunderbird’ün takvim özelliğini de kullanabilirsiniz, saatinizin alarmını kurabilirsiniz, (varsa) asistanınıza size belirli bir gün ve saatte hatırlatması için talimat verebilirsiniz, Sandy gibi sanal bir asistan kullanabilirsiniz. Yapmamanız gereken tek şey: zihninize güvenmek. Zihninize güvenmeyin ve bir hatırlatıcı kurduğunuzdan emin olun.

Peki Hangi “Sonraki Eylem”i Önce Yapacağım?

Eğer tüm “sonraki eylem”lerinizi belirlediyseniz elinizde hemen şu anda yapılmayı bekleyen en az elli eylem birikmiş demektir. İşe bu eylemlerden hangisinden başlayacağınız pek çok parametreye bağlı. Bu değişkenlerin tamamını siyah/beyaz netliğinde bir formüle dökmenin imkânı yok. O nedenle en iyisi “sezgilerinize güvenmek”.

Bununla birlikte aşağıdaki kriterler sıradaki yapılacak eylemi seçiminizde yardımcı olabilir

Ortam:(context)

Bazı işleri yapmak için doğru ortamda olmanız gerekir. Örneğin bir arkadaşınızı aramak için elinizin altında telefon olması gerekir.
Ya da e-postalarınızı kontrol etmek için internet bağlantılı bir bilgisayarınız olması gerekir.
Yapmanız gereken işin bulunduğunuz ortama uygun olup olmadığını düşünün.

Zaman:(time available)

Eğer bir sonraki toplantıya yetişmek için 15 dakikanız varsa bu süre içinde bitireceğiniz işlerden başlamanız; uzun vakit alıcı ve yarım kalabilecek blok işleri yapmamanız daha uygun olur.

Enerji:(energy available)

Kendinizi ne kadar zinde hissediyorsunuz? Listedeki işi yapabilecek zihin/beden gücünde misiniz, yoksa sizi daha az yoracak bir sonraki eylemi mi yapmayı tercih edersiniz?

Öncelik:(priority)

Eğer bu işi şu an yapmazsanız dünyanın sonu gelir mi?
Yapacağınız iş ne kadar acil? Eğer ertelerseniz ne gibi sonuçlar ortaya çıkacak?

Epey hızlı bir özet oldu :) Aslında süreç bundan biraz daha detaylı;  “iş bitirme” felsefesi ve “iş bitirme” sürecinin tüm ayrıntıları için David Allen‘ı okumak için iki gününüzü ayırın derim.

“Benim bu işe ayıracak iki günüm yok” diyorsanız, gerçekten bu kitabı okumaya ihtiyacınız var demektir ;)

Unutmadan, tüm süreci özetleyen bir şema oluşturdum. (Büyütülmüş hali için resmin üzerine tıklayabilirsiniz)
büyütülmüş resim için tıklayın
Siz ne düşünüyorsunuz?
Uyguladığınız bir “iş bitirme” yöntemi; günün yoğunluğuyla başa çıkma ipuçlarınız var mı?

“Zamansızlık Probleminizden Sonsuza Kadar Kurtulun”

Bu ileti iş bitirme, verimlilik, gtd, zaman yönetimi etiket(ler)iyle etiketlendi.

Şu an bu iletiye 8 Yorum yapılmış. Sen de yorumlarını eklemek istemez misin?

Senin düşüncen de en az herkesinki kadar değerlidir. Onun için çekinme...
Düşüncelerini dünyanın geri kalanının duymasına izin ver!

star icon  bu yazıyı sevdin mi? hemen linkibol buttonuna ekle!

linkibol’da zevkle takip ettiğim 10 linkibolcu

linkibol‘da değer katmayan, sadece SPAM yapanları temizlemek için bir betik yazdığımı ve  bu süreçte Yahoo! Pipes’tan yararlandığımı önceki yazımda anlatmıştım. Gördüğüm kadarıyla Gökhan(oyyla) da aynı dertten muzdarip ;)

Durum sadece ben ve Gökhan’dan ibaret de değil. Otomatik Portakal da konu ile ilgili serzenişlerini farklı bir açıdan dile getirmiş.

Uzun lafın kısası, sosyal imleme ve sosyal haber kavramlarını algılamak ve özümsemek için daha birkaç fersah yol katetmemiz gerekli düşüncesindeyim.

Bununla birlikte durum o kadar da ümitsiz değil :) Bu bağlamda sizlerle zevkle takip ettiğim birkaç linkibolcuyu paylaşmak istedim:
(not: linkleri herhangi bir sıraya göre dizmedim, rastgele listeliyorum)

Elbett takip ettiğim diğer linkibolcular da var. Bununla birlikte en çok dikkatimi çeken 10 linkibolcu yukarıdaki gibi derlenebilir diye düşünüyorum.

Sıraladığım tüm linkibolcular ile ilgili ortak birkaç gözlemim de var:

  • Hiçbiri genel olarak kendi sitesinin / blogunun reklamını yapmıyor. Aksine çevreden buldukları ve beğendikleri linkleri paylaşıyorlar.
  • Bu linkleri gelecekte referans olması amacıyla linkibollarında saklıyorlar,
  • Meraklılar, keşfetmeyi seviyorlar.

Tüm bu linkibolcuların eklediği linklere tek bir noktadan erişmek için takip ettiğim linkibolcular Yahoo! Pipes filtesini ya da RSS beslemesini inceleyebilirsiniz.

Yanlış anlaşılmasın, salt linkibol için konuşmuyorum. Türk internet ağının genelinde bu nitelikte kullanıcıların sayısı arttıkça gerçek anlamda  web2.0 kültürünü özümseyeceğimize inanıyorum.

Başka bir deyişle, İnternet ortamında “sosyal”liği “okey oynamak ve sohbet”ten farklı bir düzleme oturtabildiğimizde “sosyal” haber ve “sosyal” imleme kavramlarının olmaları gereken noktaya erişecekler.

Ya da eğitim şart :)

Siz ne dersiniz?

“linkibol’da zevkle takip ettiğim 10 linkibolcu”

Bu ileti rss, filtreleme, derleme, blogküre, Türkiye, linkibol, bakış açısı, web 2.0, Sosyal Ağlar etiket(ler)iyle etiketlendi.

Şu an bu iletiye 1 yorum yapılmış. Sen de yorumlarını eklemek istemez misin?

Senin düşüncen de en az herkesinki kadar değerlidir. Onun için çekinme...
Düşüncelerini dünyanın geri kalanının duymasına izin ver!

star icon  bu yazıyı sevdin mi? hemen linkibol buttonuna ekle!

RSS

Tek tıkla Don Kişot yazıları herkesten önce sana ulaşsın.

Don Kişot RSS haberlerine abone ol.

yeni eklenenler

geçmiş iletiler

tweet tweet

eserlerim

Takip Ettiklerim

(rastgele 20 link gösterilir. neden mi?)

blograzzi

profil bilgilerim

etiketler

linkibol'da şu an

Yukarıdaki dinamik linklerden ben de istiyorum

linkibol'uma eklediklerim

Yukarıdaki dinamik linklerden ben de istiyorum